Tunus Devrimi'nin arkasındaki İslami hareketler

Tüm Dünyadan İslamla ve Müslümanlarla Alakalı veya Diğer Güncel Haberlerin paylaşıldığı Bölümümüz

Mesajgönderen Şatibi » Pzt Oca 24, 2011 1:05 pm


Seksenlerden bu yana ülkenin en büyük İslami akımı olarak bilinen En-Nahda Hareketi'nin yanı sıra Selefiler, Hizb'üt Tahrir, Tebliğciler, Şii akımlar ve İlerici Müslümanlar gibi çok İslami akım, toplum katmanlarını etkilemeye devam ediyor

Resim

Tunus'ta halk ayaklanmasıyla başlayan toplu eylemlerin Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesiyle halk devrimine ''Yasemin Devrim'' dönüşmesinin ardından gözler, ülkede farklı isim ve ideolojiler altından faaliyet gösteren onlarca İslami akıma çevrildi.

Seksenlerden bu yana ülkenin en büyük İslami akımı olarak bilinen En-Nahda Hareketi'nin yanı sıra Tunus'ta Selefiler, Hizb et Tahrir, Tebliğciler, Şii akımlar ve İlerici Müslümanlar gibi bir çok İslami akım, toplum katmanlarını etkilemeye devam ediyor.

Oluşumu 6 Haziran 1981 tarihinde ilan edilen En-Nahda Hareketi, kuruluş beyanında ülkedeki siyasi rejimi eleştirerek, topluma baskı kurmakla suçlamakta ve dinin devletten ayrılması fikrini reddetmekteydi.

Tunus'ta siyasi İslamı temsil eden En-Nahda Hareketinin programı, değişimin barışçıl yollarla gerçekleştirilmesi, siyasi, fikri ve kültürel konularda şuranın esas alınması, yabancı dillerin öğrenilmesinin yanı sıra eğitim dilinin ana dil Arapça olması, gibi prensipleri içeriyordu.

Son yıllarda, Mısır gibi Arap ülkelerinde siyasi İslama karşı denge oluşturulmak üzere rejimler tarafından palazlanmasına izin verilen Selefi hareketlerin Tunus'ta da hızla yayıldığı gözlenmiştir.

Tunus'taki selefi İslami hareketin başında El Hatib el İdrisi bulunuyor. İdrisi, Sidi Buzid şehrine bağlı Sidi bin Avn kasabasında, 2006 yılında Tunus polisi ile silahlı bir grup arasında meydana gelen çatışmadan sonra tutuklanmıştı. Bu çatışmanın ardından cihat ilan etmek ve sanıkları gizlemek suçundan iki yıl hapis yatan El Edrisi, 2009 yılında hürriyetine kavuştu. O tarihten bu yana ülkede faaliyetlerine ediyor.

56 yaşındaki El İdrisi, Tunuslu gençler tarafından oldukça ilgi gören bir şahsiyet. El İdrisi'nin Namazın Sıfatı, Zikir Kitabı ve Kuran Okunuşu adında üç kitabı bulunuyor. Suudi Arabistan'da bir müddet ikamet eden El İdrisi, doksanların ortalarında Tunus'a gelerek faaliyetlerine başlamış ve ikibinli yılların ortalarında şöhrete kavuşmuştu.

Facebook gibi paylaşım siteleri aracılığıyla birbirleri ile irtibat kuran Selefi hareketlerden etkilenen Tunuslu eğitimli gençlerin, Arapsat ve Nilesat'ta yer alan TV kanallarında konuşan Mısırlı ve Suudi Arabistanlı din adamlarından da ciddi derecede etkilendikleri biliniyor.

Devrik Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali döneminde Tunus'ta Selefi hareketlere bağlı 1208 gencin tutuklandığı, tutuklananların yaşlarının 25 ila 30 arasında değiştiği, çeşitli kurumlar tarafından ülke ile ilgili hazırlanan raporlarda yer alıyor.

Müslüman Kardeşlerden ayrılan Tagiddin El Nebhani tarafından, 1953 yılında Kudüs'te kurulan Hizb et Tahrir de Tunus'da faaliyet göstermektedir. 1973 yılında Tunus'ta ortaya çıkmaya başlayan Hizb et Tahrir, kısa zamanda ülke ordusu içinde nüfuz sağlamış ve bazı subaylar askeri darbe yapma girişimiyle suçlanmıştı.

Tunus Hizb et Tahrir'i üyeleri 1983, 1986, 1990 ve son olarak 16 eylül 2006 yılında yargıç karşına çıkarıldı. Bin Ali yönetiminin baskılarına rağmen, Hizb et Tahrir ülkede faaliyetlerini gizli bir şekilde sürdürmeyi başarmıştır.

Hilafeti İslam dünyasında tekrar hakim kılmayı hedefleyen Hizb et Tahrir'in Tunus'taki faaliyetleri ve üyeleri hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Tunus'ta Tebliğ Cemaati elemanları da azımsanmayacak kadar çoktur. Yetmişli yıllarda faaliyelere başlayan tebliğcilere, Bin Ali yönetimi oldukça müsamahalı davranmıştır. Ancak devamlı bir şekilde ülke istihbaratı tarafından kontrol altında tutuldukları da bilinmekteydi.

Tunus'ta Şialar da faaliyet göstermektedir. Ülkede Şiiliği yayma faaliyetleri Dr. Muhammed El Teycani tarafından İran devriminden önceki dönemlerde başlatılmıştı. İran devriminden sonra Tunus'ta Şiileştirme faaliyetleri artmış ve hatta Nahda Hareketinden bazı şahıslar da Şiilerden etkilenmiştir. Çünki o dönemde İran'da Humeyni tarafından gerçekleştirilen devrim, Gannuşi tarafından takdirle karşılanmaktaydı.

Tunus'ta mezhep farkı İran devriminden sonra başlamıştır. Normalde Tunuslular İslam'ı kabul ettiklerinden bu yana itikatta Eş'ari, fıkıhta Maliki, terbiyede ise Tasavvufu benimsemiş bir halktır.

Devrimin ilk yıllarında İran yönetimine sempati gösteren Nahda Hareketi yöneticileri ile Şiiler arasında sonraki dönemlerde ciddi bir gerginlikler yaşanmıştır. Hatta İran'ın Raşid Gannuşi'ye vize vermediği bilinmektedir. Gannuşi İran yönetimininin bu tutumunu, ''Tunus'ta Şiiliği yaymak için Bin Ali'ye rüşvet vermek'' olarak yorumlamış ve bu yapılan; ''Diktatör Bin Ali rejimi ile bahis oynamaktır.'' demiştir.

Tunus'taki Şiiler iki ayrı gruba ayrılmaktadır. Ehli Beyt Kültür Cemiyeti etrafında toplanan grubun başkanlığını Imad el Hamruni, diğer grubun liderliğini ise, El Teycani el Semavi yapmaktadır.

Bin Ali yönetimi Şiilere hürriyet vermiştir. Tunuslu Şiilerin Irak'ın Necef, İran'ın ise Kum şehri Şii mercileri ile irtibatlı oldukları da söylenmektedir. Tunus'taki Şiilerin sayısı hakkında uzmanlar tarafından farklı rakamlar ifade ediliyor.

Tunus'ta İlerici İslamcılar diye bilinen bir grup daha bulunmaktadır. Nahda Hareketi'nden kopan bu grup, daha fazla üniversite öğretim görevlileri ve öğrencileri arasında kabul görmüş, Müslüman Kardeşler fikri yapısına ve ideolojisine yakın bir çizgiyi temsil etmektedir.

Bu çizgi Sünni, Şii, Sosyalist ve Liberal akımlara açık akılcı bir İslami kültürel alt yapıdan hareket etmeyi hedeflemektedir.

Bazı araştırmacılar bu grubu, Nahda Hareketi'nden bölünmüş Solcu İslamcılar olarak da tarif etmektedir. Bu grup öne sürdükleri bu yeni İslam anlayışının Müslüman Kardeşler yönetimi tarafından kabul görmemesi üzerine 24 ve 25 Temmuz 1980 yılında bağımsızlığını ilan etmişti.

Yetmişli ve seksenli yıllarda ortaya çıkan bu İslami akımların yanı sıra sendikalar, sosyal toplum kuruluşları ve siyasi parti ve hareketler birleşerek, Bin Ali'yi ülkeden kaçmaya mecbur etmiştir.

Türkiye'de Ortadoğu ve Arap ülkelerini takip eden siyasiler, akademisyenler ve gazeteciler, olayların dördüncü haftada başkente sıçramasına rağmen, Bin Ali'nin ülkeyi terk edeceğini tahmin edemedi/edemezdi.

Tunus ile ilgili yazılan yazılar, Avrupa ve Arap rejimlerin Bin Ali'ye destek verdiği, dış güçlerin hesaplarının farklı olduğu gibi değerlendirmeler içermekteydi. Aynı çevreler şimdiler de 'Sudan'daki bölünmeyi gölgelemek için Tunus'ta devrime izin verildiğini' söylüyorlar!

dünya bülteni
Şatibi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
 
Mesajlar: 2550
Kayıt: Pzt Şub 15, 2010 6:41 pm

Hızlı Cevap


Bu soru kimlik tespit etmek ve otomatik gönderimleri önlemek için sunulur.
İfadeler
:D :) ;) :( :o :shock: :? 8-) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen: :geek: :ugeek:
   

Dön Dünyadan Güncel Haberler

 


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron