CİNSEL YASAKLAR VE MASTÜRBASYON

Dinimiz İslam Kuralları İçerisinde Evliliğe İlk Adımlar ve Evlilik Hayatının İslami Deliller Işığında Paylaşıldığı Bölüm

Mesajgönderen Şatibi » Prş Oca 26, 2012 12:25 pm


Cimanın Faydaları



I"BNU'L-KAYYIM Zadu'l-Mead'da şöyle diyor: "Cima ve evlilik Pey-gamber'in güzel sünnetlerindendir. Cima sağlığı korur, nefsin istek ve arzularını giderir ve bununla kendisi için konulduğu gayelere ulaşılır. Cima asli gayelerinden olan üç durum için konmuştur.

1- Nesli koruma.

2- Bedende toplanan zararlı suyu dışarı çıkarma.

3- Amaca ulaşma, lezzet alma ve nimetten faydalanma.

Değerli doktorlar, cimayı sağlığı korumanın sebeplerinden biri olarak görmüşlerdir. Meni dışarıya atılmadığı sürece kalb daralması, delilik başağ-nsı vb. kötü hastalıklara sebep olur. Cima yapıldığı takdirde birçok hastalık­tan emin olunur.

Bazı selef alimleri inasanın şu üç şeyi yapmak için kendi nefsine taah­hütte bulunması gerektiğini söylemişlerdir:

1- Yürümeyi terketmeme.

2- Yemekten uzak durmama.

3- Cima yapmayı terketmeme.

İnsanın cimayı terketmemesi gerekir. Zira kuyunun suyu çekilmezse bir süre sonra su kaybolur. Bunun gibi kişi de uzun bir süre hanımından uzakla­şıp cima yapmazsa, zamanla onun suyu kurur ve bir daha cima yapması imkânsız olur. Hayatı donuklaşır, bitkin düşer, hayata bakış açısı değişir, karamsarlığa kapılır ve nerde ne yapacağını bilmeyen aciz bir insan pozisyo­nuna düşer.

Bunun için İmam Ahmed "Zühd" kitabında şöyle bir latifede bulunu­yor: "Yemeğe ve içmeğe sabredebilirim, ama kadınlara sabredemem". Ci­ma yapmadan önce kadınla oynayarak, onu Öperek, dilini emerek ön hazır­lıkta bulunmak gerekir. Zira Rasulullah (s.a.v.) ailesiyle oynuyor ve Öpüyor­du. Ebu Davud "Sünen"inde şöyle rivayet ediyor: "Rasulullah (s.a.v.), Ai-şe'yi öpüyor, dilini emiyordu..."[1220]


Kadının Birleşme Ve Faydalanmadaki Hakları:



İbn Hazm, Muhalla'da şöyle diyor: "Erkeğin, hammıyla cima yapması farzdır. Her hayız döneminden sonra en az bir kere cima yapması gerekir. Yoksa Allah'a asi olmuş olur. Allahu Teala bu hususta şöyle buyuruyor: Te­mizlendikten sonra onlara Allah'ın emrettiği gibi yaklaşın..."

Ebu Muhammed (İbn Hazm) diyor ki: "Kim bundan yüz çevirirse, edeple buna zorlanır. Çünkü kötü bir iş yapmıştır."[1221]

İbn Teymiyye, "Kişi karısına sabrederek bir ya da iki ay cima yapmaz­sa, herhangi bir günahı var mı? diye sorulduğunda şöyle cevap verir: Kişi İslam'ın emretmiş olduğu bir şekilde cima etmesi gerekir. Bu kadının en do­ğal hakkıdır. Bu kadına yemek yedirmekten daha Önemlidir. Cima etme vaciptir. Bir rivayette; Dört ayda bir cima etmesi gerekir. Bir rivayette ise: Gücü yettiği kadarıyla isterse her gün yapabilir. Nasıl ki onu hergün doyuru­yor, gücü yettiği kadar giydiriyorsa, gücü yettiği kadarıyla da cima etme hakkına sahiptir. Bu en doğru görüş olup en iyisini Allah bilir."[1222]

Burada sonuç olarak alimler şu noktada ittifak etmişlerdir: En az ayda bir defa cima yapması vaciptir. Kitap ve sünnetin beyan ettiği de budur. Pey­gamber (s.a.v.) îbn Ömer'in orucu çoğalttığını görünce ona: 'Ailenin senin üzerinde hakkı var', buyurmuştur.[1223]

Ebu Hamid el-Gazâİî (İhya-u Ulumi'd-Din'de) şöyle der: "Kişi fıtri ihtiyacını giderdikten sonra bir süre beklesin ve boşalma sırasında hemen kalksın. Çünkü kadının tatmin olması gecikebilir. [1224]Kadın lezzet duymadan kalkmak caiz değildir. Bu durumlarda kadının hakkını gözetmek gerekir. Bilinmelidir ki erkeğin suyu kadından önce gelir." [1225]


Faydalanma Biçimleri:



Ebu Bekir İbni Arabi (Ahkamu'l-Kur'an'da) şöyle diyor: "Erkeğin kadının fercine bakması hususunda alimler kendi aralarında ihtilaf etmişler­dir. Bazırian: 'Caizdir. Çünkü kadının lezzet alması için tüm yollar caiz ise, kadının fercine bakmakta caizdir' demişlerdir. Bazıları ise caiz olmadığını, söyleyerek Hz. Aişe'den gelen şu rivayeti delil getirmişlerdi: 'Ne ben ve ne de Peygamber (s.a.v.) birbirimizin fercini gördük."

Tercih yapmak istersek tabii ki birinci görüşü tercih ederiz, ikinci görü­şün edepten kaynaklandığını söyleyebiliriz.

Bu konuda (Esbağ) şöyle diyor: "Erkeğin kadının fercine bakması, di­liyle yalaması bile caizdir."[1226]

Kurtubi ise (Camiu'l Ahkâm'da) şöyle diyor:

"Huvizmendad şöyle diyor: 'Kişi kadının her yerine bakabilir ve hatta fercine bile. Aynı durum kadın içinde geçerlidir."[1227]

Gazâlî de şöyle diyor: "Erkek karısının eliyle istimne yapabilir."[1228]

İmam Şafii'den varid olmuştur: İbn Cerir Taberi'nin "Fakihlerin İhtilaf­ları" kitabında:

"Öndeki yaklaşma düzeyine ulaşacak bir şekilde dübürde yaklaşma, Kitap ve Sünnetin delaletiyle haramdır. Ama ferce ulaşmaksızın uzuvlar arasında ve bütün vücutta lezzet almaktan bir sakınca yoktur."[1229]

Alimlerin bu ihtilaflarından yola çıkarak şunu söylememiz mümkün Alimler had belirlemede kesinlikle hududu aşmamış, haram olan yerlerde durmuş, kesinlikle yorum yapmamış ve ihtilaflı konularda görüşlerini hadis ve âyetlere dayanarak belirtmişlerdir. Kesinlikle diğer görüşlere şiddetli bir şekilde saldırı yapmamış ve adilane bir biçimde davranmıştır.

Tıpkı bu konuda olduğu gibi. Caizdir diyenler, erkeğin görmesi gereken tüm yerlere hem bakma hem öpme hem emme ve hem de yalama hakkına sahiptirler. Aynı durumun kadın için de gerekli olduğunu savunmuşlardır.

Şunu iyi bilmemiz gerekir ki insanların zevkleri, mizaçları farklı olabi­lir. İyi görünen veya zevk duyulan bir hareket, bir başkası için değişebilir.

Hiç kimse zevkini ve tadını bir başkasına zorla kabul ettirme hakkına sahip değildir.

Zevkler ve tatlar, tartışılmadığı için böyle bir hakka sahip değildir. Bu­nun için kişi zevkini en üstün, diğerlerinkini de en düşük sayması adabtan değildir.[1230]

Bu zevk ve tadlar aynı şekilde Ensar ve Muhacir için de geçerlidir. Cinsel ilişkide Ensar, kadınlarına Muhacirler tam zıddını yapmışlardır. On­lar doyasıya kadar kadının her tarafıyla oynadıktan sonra birleşmeyi tercih etmişlerdir. Bu tür takdirleri kişilerin zevk ve isteklerine bırakmamız gerek­mektedir.

Burada kesinlikle kaçırmamamız gereken bir husus var ki bu da kadın hayızlı iken ona yaklaşmanın şer'an caiz olmayışı. Ve aynı şekilde kadınla cinsel ilişkide bulunurken arkadan yanaşmamamız. Bu iki durumu çok iyi bir şekilde riayet etmek şarttır.

Kadın hayızlı iken oynamak, öpmek, dilini emmek ve vücudun her yer­leriyle oynamak haram olmayıp caizdir.

Yukarıdaki açıklamaları geçen hususlar için şunu hatırlatıyorum: İti­dalli olma, İslam'ın sünnetlerinden bir sünnet ve sağlam insanlık yaşamının zaruretlerinde bir zarurettir. [1231]


Mastürbasyonun Hükmü



Gazâlî şöyle naklediyor:

"İbn Abbas'ın meclisinden insanlar ayrılıp gittiler. Fakat gencin biri bekleyip durdu. İbn Abbas: Bir ihtiyacın mı var?' diye sordu. Genç: 'Evet, bir sorum var, ama insanlar arasında sormaya utandım, başbaşa kalmayı tercih ettim1, dedi. İbn Abbas: 'Buyur sor', dedi. Genç: 'Ben delikanlı bir gencim. Nefsimin kötü şeylere bulaşmasından korktuğum zaman elimle istimna ya­pabilir miyim?' diye sorunca İbn Abbas, gençten yüzünü çevirip 'yazıklar olsun. Bu ümmeti nikâhlamaktan daha kötü, zinadan daha tehlikeli', dedi.

İbn Abbas bu sözleriyle bu işin ne kadar tehlikeli olduğunu zihinlere yerleştirmiştir.

Anlaşılan İbn Abbas bu konuda hiç taviz vermemiştir.[1232]

İbn Teymiyye "Fetva"smda şöyle der: "El ile istimna yapma alimlerin çoğunun yanında haramdır. Bu Ahmed'in iki rivayetinden birisidir de. Bir görüşe göre ise mekruhtur."

Eğer kişi ciddi sayılacak bir tehlikeyle yüz yüze olup zina korkusu yaşıyorsa bu durumda iki meşhur görüş vardır:

1- Selef ve halef bu durumda ruhsat vererek istimna yapılmasında bir sakınca olmadığını belirtmişlerdir.

2- Bazıları ise kişi böyle bir tehlike ile yüzyüze gelse bile istimna yapmanın haram olduğunu söylemişlerdir.[1233]

Hafız îbn Hacer şöyle diyor:

"Hanbeli ve Hanefilerin bazı grupları şehvetin kırılması, teskin edilmesi için bunun mubah olduğunu söylemişlerdir.[1234]

Bu konuda Şeyh Ali Tantavi "Suvar ve'1-Havatır" kitabında bir gencin sorusuna şöyle cevap verir: "İstimna yapmak çok zararlıdır. Kişi böyle ya­parsa, tembelleşir, uyuşuklaşır, insanlardan nefret eder, hayata bakış açısı değişir, korkak olur" der ve vazgeçilmesini tavsiye eder.[1235]

Burada genç müslüman kardeşlerime şu tavsiyede bulunmak isterim. Eğer kişi zina ile karşı karşıya olur da istimna yapma yolunu tercih ederse adil olmalıdır, kesinlikle israfa kaçmamalıdır ve bu konudaki Şeyh Ali'nin sözünü hatırlamalıdır. Bilinmelidir ki bu durumlarda çok az sayıda alim ruh­sat vermiştir. Zina tehlikesinin dışında zevk için bu yolu seçerse kesinlikle haram işlemiş olur. [1236]


Kadına Arkadan Yaklaşmanın Hükmü:



İbni Kayyım Zadu'l-Mead'da şöyle der:

Şafii diyor ki: "Adamın biri Peygamberimize gelerek kadınlara arkadan cinsel ilişkide bulunma hususunda sordu. Efendimiz cevaben 'helal', dedi. Adam gitti. Efendimiz adamı çağırdı ve nasıl anladığını sordu. Ve şunu ekle­di: 'Eğer ön tarafa arkadan cinsel ilişkide bulunmayı anladıysan evet, ama eğer kazuret mahallinde cinsel münasebette bulunmayı anladıysan hayır, Allah hakkı söylemede utanmaz. Kadınlarınıza arkadan yaklaşmaya alkışmayınız."

Kur'an-ı Kerim'de Allah: "Allah'ın emri istediği şekilde kadınlarınıza yaklaşın" âyeti hakkında mücahid İbn Abbas'a sorar. Abbas "bu âyet kadın hayızlı iken yaklaşmayın", der.

Ali İbn Talha da şöyle der: Bu âyet Allah'ın kadınlara ön taraftan yak­laşmayı emretmiş ve bunun dışına çıkmama mesajını vermiştir.

"Kadınlarınıza istediğiniz şekilde yaklaşın" âyeti kerimesi, kadına ar­kadan fercine yaklaşmanın caiz olduğunu ifade eder.

Ayetler şu hükümleri ihtiva ediyor:

1- Kadınların dübürlerine cima yapma onlara eziyet ve haklarına teca­vüzdür.

2- Kadınların zevk duyduğu yerin dışına çıkarak ilişkide bulunma zararlıdır.

3- Çocuk doğurma yerinin kadının ferci olduğu ve meyve veren yerin sadece helal olduğu.

4- Vahyin karşı olduğu şeylerin mantıken de uygun oluşu. Zira kadının asıl cima yerinin ferci olduğu, dübürün ise insanların nefret ve tiksindiği, bilinmektedir. Ferci bırakıp da dübüre dönenler, Allah'ın şeriatına ve hikme­tine karşı çıkmışlardır. Aynı zamanda bu, erkek için zararlıdır. Nitekim dok­torlar bunu yasaklamışlardır..[1237]

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

[1220] Zadu'I Mead, 3/236-237-239.

Abdülhalim Ebu Şakka, Tahrirü’l Mer’e İslam Kadın Ansiklopedisi, Denge Yayınları: 4/363-364.

[1221] İbn Hazm, Muhalla, 10/40.

[1222] Mecmu'u Peta'va, İbn Teymiye, 32/271.

[1223] Mecmu"u Feta'va, İbn Teymiye, 28/383-384.

[1224] İhya-u Ulumi'd-Din, 2/740.

[1225]Abdülhalim Ebu Şakka, Tahrirü’l Mer’e İslam Kadın Ansiklopedisi, Denge Yayınları: 4/364,

[1226] Ahkâmul Kur'an, Ibni Arabi, 3/1370.

[1227] Tefsîru'l Kurtubi, Sûretu'n Nur, Âyet: 31.

[1228] İhya-u Ulumid-Din, 2/741.

[1229] îhtiîaful Fukaha' îbni Cerir Taberi, 124.

[1230] Fethul-Bari: 11/23.

[1231]Abdülhalim Ebu Şakka, Tahrirü’l Mer’e İslam Kadın Ansiklopedisi, Denge Yayınları: 4/365-366.

[1232] İhya-uUlumid-Din, 2/702.

[1233] Mecmuu'l Fetava, 34/230.

[1234] Fethu'l-Bari, 11/12.

[1235] Suver ve'l Havatir, Üataz Ali Tantavi, 167.

[1236]Abdülhalim Ebu Şakka, Tahrirü’l Mer’e İslam Kadın Ansiklopedisi, Denge Yayınları: 4/366-367.

[1237] Zadul-Mead: 3/241-242-243.

Abdülhalim Ebu Şakka, Tahrirü’l Mer’e İslam Kadın Ansiklopedisi, Denge Yayınları: 4/367-368.
Şatibi
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesaj Panosu Yöneticisi
 
Mesajlar: 2549
Kayıt: Pzt Şub 15, 2010 6:41 pm

Dön İslamda Evlilik Hayatı

 


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir